Bazı uğurlamalar çok ağırdır. Hele hele eşsiz ve benzersiz birini yolcu ettiğinizde.

Ulu Önder Atatürk, ülkesine ve milletine elveda demeden önce bindiği son deniz taşıtıdır İstanbul motoru. Kendi küçük, ismi büyüktür. Adını Atatürk'ün, İstanbul bizim tarihimizin ve uygarlığımızın bir özetidir dediği canım kentten almıştır.

Acar botunu Mustafa Kemal Atatürk'ün yaşarken bindiği son deniz taşıtı diye biliyorduk. Ancak Çanakkale 18 Mart Üniversitesi, Türkiye Cumhuriyeti Tarihi Anabilim Dalı'ndan doktor öğretim görevlisi Mithat Atabay'ın konuyla ilgili makalesi sayesinde biz denizciler dahil Ulu Önder'imizin 26 Temmuz 1938 gecesi Savona'dan Dolmabahçe'ye götüren teknenin İstanbul motoru olduğunu öğrenmiş olduk. Evet, Atatürk Acar botunda kullandığı hasır koltukta motoruna taşınmış ve yaklaşık bir dakikadan daha az bir sürede İstanbul butunu kullanmıştı ve Dolmabahçe Sarayı'na ulaşmıştı.

Ülkemizin kurucusu ve kurtarıcısı kurtuluşa giden yolu öncelikle denizden kat etmişti. Yurdunun ve milletinin özgürlüğü için İstanbul'dan 16 Mayıs 1919 günü bandırma uğruyla yola çıkan Gazi Mustafa Kemal Paşa 19 yıl sonra çok sevdiği şehrin adını taşıyan motorla kıyıya çıkartılmıştı. Artan sağlık sorunları sebebiyle Önder'imiz 1 Haziran 1938 günü Savarona'ya bordalayan Acar botundan İstanbul boğazını seyretmek üzere Savarona'ya çıkmıştı.

Mavi gözlü de tam 55 gün kalabildi Savarona yatında. Artık karaya çıkmak isteyen Ulu Önder Atatürk için Dolmabahçe'de denize bakan 4. odası hazırlandı. Atatürk, Türk milletinin önüne sedyeyle çıkmak istemiyordu. Bu öneriyi kesinlikle reddetmişti. Mustafa Kemal Atatürk'ün oturmayı pek sevdiği Acar botundaki hasır koltuk akıllara geldi. 26 Temmuz 1938 gece yarısından sonra Atatürk yanında Prof. Dr. Neşet Ömer Bey'in kontrolünde Sadık Sofracısı Faik, Kuvayi Milliye Kahramanlarından hakim Kılıç Ali ve Muhafız Komutanı İsmail Hakkı Tekçi'nin desteğiyle İstanbul botuna bindirildi.

Atatürk İstanbul motorunu daha önce de kullanmıştı. Yugoslav Kralı Aleksandr 4 Ekim 1933'te hayranı olduğu büyük lideri görmek için İstanbul'u ziyaret etti. Kralla Dolmabahçe Sarayı'nda görüşen Ulu Önder'imiz konuğunun Yugoslav Kralı Aleksandr'ın Savaş Gemisi Dubronik'e gitme davetini kabul etti.

Atatürk ve Aleksandr yanlarında Dışişleri Bakanı Dr. Tevfik Rüştü Aras ve Cumhurbaşkanlığı Başkatibi Yusuf Hikmet Bayır ile birlikte Dolmabahçe Sarayı iskelesinden bindikleri İstanbul motoruyla Dubrovnik Destroyer'na gittiler. Birçok top atışıyla selamlanan Atatürk kısa bir ziyaretin ardından yine İstanbul motoruyla döndü.

1919'dan 1927'ye dek İstanbul'a 8 sene özlem çeken Mustafa Kemal Atatürk iki büyük cihanın buluştuğu noktada Türk vatanının ziyneti, Türk tarihinin serveti, Türk milletinin göz bebeği İstanbul, bütün vatandaşlarının kalbinde yeri olan bir şehirdir demiştir. Bir deniz taşının anlamı işte bu denli büyüktür.

Rahmetli babam Naci Alkoç da "İstanbul botunu ve Atatürk'ü anlatırken bazı uğurlamalar çok ağırdır. Hele hele eşsiz ve benzersiz birini yolcu ettiğimizde. Hulusi Önder Atatürk ülkesine ve milletine elveda demeden önce bindiği son deniz taşıdır İstanbul motoru. Kendi küçük, ismi ise büyüktür. Adını Atatürk'ün İstanbul bizim tarihimizin ve uygarlığımızın merkezidir dediği canım İstanbul kentinden almıştır" diye sözlerini bitirmiştir.